1992 Los Angeles Olayları

Rodney Glen King, Amerika tarihine damga vurmuş ve yıllarca süren Siyah-Beyaz tartışmasında bardağı taşıran son damla olmuştur. Los Angeles’da iki arkadaşıyla birlikte araç kullanırken polisler tarafından aşırı hız yaptığı gerekçesiyle durdurulmak istenmiş fakat durmayınca hızlı bir kovalamaca sonucunda durarak teslim olmak istemiştir. Fakat olaya dahil olan Los Angeles Polis Departmanı (LAPD) polislerinden bu 5 kişi King’i kontrol altına almak ister. Bu sırada 4 polis memuru King’i feci şekilde dövmeye başlar. O kadar kötü dövülür ki, defalarca vücudunun çeşitli yerlerinden coplanır hatta kafasına tekmeler yer.

Olayın yaşandığı esnada bölgede bir apartmanda yaşayan George Holliday tarafından King’in 4 polis tarafından feci şekilde linç edilmesi kameraya alınır. Daha sonra medyaya sızan bu 10 dakikalık video görüntüsü ülkede ki siyahi vatandaşların ayaklanmasına neden olur. Bunun ardından 4 polisin yargılanma süreci başlar ve tamamı beyaz olan jüri tarafından suçsuz bulunarak serbest bırakılır. İşte bu ülkede ki dolu bardağın taşmasına neden olacak son damla olarak tarihe düşer. Bunun ardından ayaklanmalar şiddetlenir ve ülkede anarşi baş göstermeye başlar.

6 gün süren ayaklanmada çok sayıda olay yaşanır. Birçok araç ve iş yeri kundaklanırken birçok banka ve iş yeri yağmalanır. Olayların

çığırından çıkmasının ardından Kaliforniya Ordusu Ulusal Muhafızları, Birleşik Devletler Ordusu ve Birleşik Devletler Deniz Piyadeleri, yeniden kontrolünü tekrar sağlamak için Los Angeles şehrine girer. Bunun sonrasında ayaklanma bastırılır. Büyük

ayaklanma 6 gün devam eder ve bu sırada 63 kişi öldü, 2.373 kişi yaralandı. Ayrıca şehirde 7.000’den fazla yangın, 3.100 işletmeye zarar ve yaklaşık 1 $ Milyar mali zarar meydana gelmişti. Bununla birlikte isyan komşu eyaletler Nevada, San Francisco, Las Vegas, Washington eyaletlerde ayaklanmalara ve Atlanta ve New York City gibi uzak eyaletlerde daha küçük isyanlar

meydana geldi. Edinme sonucu, Toronto, Ontario, Kanada’daki Yonge Caddesi’nde küçük bir isyan patlak verdi. Bu ayaklanmaya “1992 Los Angeles Olayları” denildi ve Amerika tarihinde kara bir leke olarak kalmaya başladı. Bununla birlikte halkın Los Angeles Polis Departmanı’na (LAPD) karşı olumsuz bakmaya başlamasına neden oldu. Öyle ki yıllar sonra O. J. Simpson Davasında da görüleceği üzere hemen hemen tüm önemli davalarda bu durum net bir şekilde kullanılmıştır.

Bu olayların bastırılmasının ardından King’i linç eden 4 polis memuru tekrar yargılanır ve 2’si suçlu bulunarak 2’si beraat ettirilir. Ayrıca Los Angeles şehri Rodney Glen King‘e 3.8 milyon dolar maddi tazminat vermek zorunda kalır.

1991 Los Angeles’ta Polis Olayı

3 Mart 1991 Pazar günü Rodney King, arkadaşları Bryant Allen ve Freddie Helms ile birlikte Los Angeles’ın Lake View Terrace (210. Çevre yolu) semtinde 1987 Hyundai Excel model araçlarıyla giderken saat 12: 30’da, Kaliforniya Otoban Karakolunun karı koca üyeleri olan memurlar Tim ve Melanie Singer, King’in otoyolda hız yaptığını fark etti.

Üçlü, geceyi basketbol izleyerek ve bir arkadaşın Los Angeles’taki evinde içki içerek geçirmişti. Karı koca polis memurları King’in kullandığı araca sağa çekmesini emrettiler fakat King durmayarak aksine hızlanmış hatta bir kırmızı ışıkta durmayarak devam etmişti. Daha önce karıştığı bir soygun olayından dolayı şartlı tahliyesi bulunan King, aracı durdurmasından sonra bu şartlı tahliyenin de kaldırılacağını düşündüğü için kaçıyordu. Peşinde ki polisler onu takip ederken aynı zamanda destek talebinde bulunmuştu.

Rodney King, Hansen Barajı Rekreasyon Alanı yakınlarında çevreyolundan ayrıldı. Bu sırada saatte 55 ile 80 mil (90 ile 130 km/s) arasında değişen hızla caddelerden geçerek polisten kurtulmaya çalışıyordu. Bu arada çok sayıda polis arabası ile bir polis helikopteri de onları takip ediyordu. Yaklaşık 8 mil (13 km) sonra, memurlar arabalarıyla King’i köşeye sıkıştırdı. Aracı durduklarında müdahale için ilk olarak Stacey Koon, Laurence Powell, Timothy Wind, Theodore Briseno ve Rolando Solano isminde beş Los Angeles Polis Departmanı (LAPD) memuru geldi.

Memur Tim Singer, King ve iki yolcunun araçtan çıkmalarını ve yere yatmalarını istedi. Arabada bulunan King’in arkadaşı Bryant Allen dayak yediğini, yere yatırıldığını, tekmelendiğini, alay edildiğini ve tehdit edildiğini iddia ediyordu. Yere yatırılıp dövülen genç adamın kafasında ki beyzbol şapkası kan gölü olmuştu. Daha sonra başına laserasyon tedavisi uygulandı.

  • Laserasyon (Yırtık): Ezici cismin uygulanma kuvvetine bağlı olarak doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Genellikle düzensiz kenarlardır.

Rodney King arabada kalmıştı. Onu çıkardıklarında ağzını kapatmış ve yere bastırmışlardı. Bu arada havada bir polis helikopteri onları izliyor ve bölgeyi aydınlatıyordu. Bu arada memur Melanie Singer, King’in silahının olduğunu söyleyerek yere bırakmasını söyledi. Daha sonra King’in silahsız olduğu anlaşılacaktı.

Melanie Singer King’i tutuklamaya gelirken olay yerindeki rütbeli görevli Stacey Koon, olayın artık Los Angeles Polis Teşkilatı’nın (LAPD) emrinde olduğunu ve tüm memurlara silahlarını çıkarmalarını emretti. Los Angeles Polis Teşkilatı’nı polislerine şüpheliye yaklaşılırken silahlarını çekmeden yaklaşmaları öğretilmektedir. Bir memurun şüpheliye çok fazla yaklaşması durumunda şüpheli kişi polis memurunun silahını alabilme riski olacağı için yaklaşılırken eller silahta olur ama çekilmezdi.

Stacey Koon, olay yerinde bulunan diğer dört LAPD polis memuruna (Briseno, Powell, Solano ve Wind) “Swarm (Yığılmak)” ismi verilen bir teknik kullanarak King’i yere yatırmalarını ve kelepçelemelerini emretti.

King üzerine çullanan polislerden kurtulmaya çalıştığı sırada Memur Powell ve Briseno’yu sırtından atmaya çalışarak ayakta kalmaya çabalıyordu. Memurlar daha sonra, King’in toksikoloji testinin sonuçları negatif olarak çıkmış olmasına rağmen, King’in Fensiklidin (PCP) etkisi altında olduğuna inandıklarını söylediler.

  • Fensiklidin: Genellikle PCP olarak bilinir; ayrıca melek tozu, kristal, barış hapı, supergrass (esrarlı sigaranın üzerine serpildiğinde), hap, roket yakıtı, at sakinleştirici olarak da bilinir.

Ülkeyi Ayağa Kaldıran Dayak Videosu

George Holliday’ın kayda aldığı video, dayak görüntülerinin başlangıcına yakın bir zaman diliminden başlıyordu. Olayların neredeyse başındaydı. Video başladığında Rodney King yerdeydi ve bu sırada Polis memuru Stacey Koon tarafından iki kez elektroşok cihazıyla isabet almıştı.

Bu sırada ayağa kalkmaya çalışıyordu ve aceleyle polis memuru Powell’e doğru hareket etti ve Powell sert bir şekilde karşılık verdi. Bu durum mahkemede King’in kaçmaya çalıştığının ya da polis memuru Powell’e saldırdığının bir kanıtı olarak kullanılmıştı. Bu sırada elektroşok cihazından çıkan teller King’in vücudunda net bir şekilde görülüyordu.

Memur Powell, copuyla King’e saldırdı ve King’i yere çarptı. Powell, copuyla King’e birkaç kez daha saldırdı. Bu sırada Polis memuru Briseno hamle yaptı ve Powell’in tekrar saldırmasına engel oldu. Bu sırada King tekrar dizlerinin üzerinde doğrulmaya çalışıyordu. Polis memuru Koon “Bu kadarı yeter artık” dedi ve polis memuru Wind ile King’e yeniden coplarıyla vurmaya başladılar.

Koon, polis memurlarına coplarını kullanmaya devam etmelerini emretti. Powell’ı ve Wind’i King’e daha sert vurmaları için bağırmaya başladı. Koon’a göre, Powell ve Wind’in bu andan sonra oldukça güçlü ve sert şekilde vurmaya başlamalarının ardından King etkisiz hale gelmişti. Artık kımıldamıyordu bile.

Koon, diğer polis memurlarına King’in eklemlerine, bileklerine, dirseklerine, dizlerine ve ayak bileklerine copla vurmalarını emrediyordu. Memurlar Wind, Briseno ve Powell, King’e çok sayıda cop saldırısı girişiminde bulundu. King artık baygınlık geçirince “Swarm (Yığılmak)” tekniğini kullanarak kelepçelediler. Bunun ardından King, sağlık ekiplerinin müdahalesi için yolun kenarına taşındı ve orada bekletildi.

Tüm bunlar yaşanıyorken George Holliday, Lake View Terrace’daki Foothill Bulvarı ve Osborne Caddesi’nin kesiştiği yerdeki dairesinde, kamerada olayın bir videosunu çekiyordu. İki gün sonra George Holliday, polis merkezine olayla ilgili bir video kaseti olduğunu bildirmek için Parker Center’daki Los Angeles Polis Departmanı (LAPD) genel merkezini aradı, ancak videoyu görmek isteyen herhangi birisini bulamadığı gibi bu olayla kimse ilgilenmemişti bile. Bunun akabinde Holliday video kaseti KTLA Televizyon kanalına götürdü.

Televizyon kanalı bu video görüntülerinin sadece ilk 10 saniyesini yayınladı. Bu görüntüler ise net bir şekilde görünmüyordu. Aslında bu ilk 10 saniyenin ardından görüntü netleşiyor ve her şey daha net bir şekilde görülebiliyordu. Bu bulanık görüntüler mahkeme sürecinde polis memurlarının beraat etmeleri için gerekli bir alt yapıyı oluşturuyordu. Çünkü buradan sadece polis memurlarına karşı koymaya çalışan bir adamın silueti görülebiliyordu.

Bunun sonrasında medya olayla daha yakından ilgilenmeye başlayıp aynı zamanda halk arasında da tepkiler büyümeye başlayınca görüntülerin tamamı yayınlanmak durumunda kalındı. Bunun ardından “Umbrella Group” başta olmak üzere birçok “Copwatch” örgütü kuruldu.

  • Copwatch: Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da, polisin suistimali ve polis vahşeti belirtileri ararken polis faaliyetini gözlemleyen ve belgeleyen, genellikle özerk ve yerel alanlarda odaklanan bir aktivist örgüt ağıdır.

Tutuklama ve Sonrası

Rodney King, tutuklanmasından sonra Pacifica Hastanesi’ne götürüldü, burada kırık bir yüz kemiği, kırık bir sağ ayak bileği, çok sayıda morluk ve yırtılma olduğu tespit edildi.

King, Los Angeles şehrine karşı açtığı dava da “11 kafatası kırığı, kalıcı beyin hasarı, kırık kemikler, kırık dişler, böbrek yetmezliği, duygusal ve fiziksel travma yaşadığını iddia etti.

Tutuklanmasından beş saat sonra King’den alınan kan ve idrar örnekleri, tutuklandığı sırada Kaliforniya yasalarına göre sarhoş olacağını gösteriyordu.

Pacifica Hastanesi hemşireleri, King’e (Wind dahil) eşlik eden memurların King’e kaç kez vurdukları hakkında açıkça şaka yaptığını ve övündüklerini bildirdi.

King daha sonra Los Angeles şehrine karşı tazminat davası açtı ve jüri 3.8 milyon dolar ile avukatlık ücreti olarak ise 1.7 milyon dolar ödenmesine karar verdi.

Los Angeles şehri, sarhoş ve tutuklama sırasında kaçma girişiminde bulunmaktan dolayı King aleyhine suçlamalarda bulunmadı. Bölge savcısı Ira Reiner, kovuşturma için yeterli delil bulunmadığına inanıyordu.

Rodney King ise polisten daha önceki silahlı soygun suçundan dolayı bulunan şartlı tahliyesinden dolayı katığını ifade etmiştir.

Basına Yansıması

King’in polis tarafından şiddete maruz kalması ülke çapında basında geniş yankı bulur. Ayrıca hem Los Angeles hem de ülke çapında insan hakları dernekleri ve aktivistleri olaya dahil olur. Olaydan sonra yazılı basında çıkan haber sayısı ilgi çekicidir; Los Angeles Times’da 43, The New York Times’da 17, Chicago Tribune’de 11 makale çıkar. Ayrıca ABC News haber kanalında bir tanesi 60 dakikalık özel haber programı olmak üzere sekiz ayrı program yapılır.

Polis Memurlarına Karşı Suçlama ve Yargılama

Los Angeles Bölge Bölge Savcısı, bir çavuş da dahil olmak üzere dört polis memuruna, saldırı ve aşırı güç kullanma suçlamasıyla suçladı. Basının yoğun ilgisinden dolayı mahkeme Los Angeles eyaletinin yoğunluklu beyaz ve siyasi olarak muhafazakar bir kenti olan Ventura eyaletindeki Simi Valley kentine alınır. Ancak mahkeme jürisi buradan değil yakınlardaki San Fernando bölgesinden seçilir. Buradaki nüfus yoğun olarak İspanyol asıllıdır. Jüri 10 beyaz (birkaç ırkçı bulunuyordu), 1 İspanyol asıllı ve 1 Asyalıdan oluşur.Savcı Terry White ise siyahidir.

Karar

29 Nisan 1992 tarihinde jüri yedi gün süren karar aşamasından sonra darp suçundan dört polis memurunu suçsuz bulur, orantısız güç kullanımı suçundan dört polis memurundan üçünü suçsuz bulur, dördüncü polis memuru (Laurence Powell)hakkında ortak bir karara ulaşamaz. Jüri üyeleri, delil olarak mahkemede gösterilen görüntülerin aksine polis memurlarının King’in zaptedilemediği ve kendilerine saldırdığı yolundaki ifadeleri yönünde polis memurlarının suçsuzluğuna karar verir.

Gazeteci Lou Cannon’a göre alınan karar sadece televizyonlarda yayınlanan 13 saniyelik bulanık görüntünün ilk 3 saniyesine dayandırılmıştı. Video kasetin ilk iki saniyesi, sanık memurların iddialarına aykırı olarak, King’in polis memuru Laurence Powell’dan kaçmaya çalıştığını gösteriyor. Sonraki bir dakika ve 19 saniye boyunca, King, memurlar tarafından sürekli olarak dövülüyordu.

Daha sonra savcılık, jüri üyelerinin beraat ettirme kararında video görüntülerin oldukça yavaşlatılmış bir şekilde gösterilmesinden kaynaklanmış olabileceğine vurgu yaptı. Oldukça yavaş oynatılmadan dolayı videoda tam olarak duygular aktarılamıyordu.

Kararın Ardından

Beraat edenlerin teslim edildiği Simi Vadisi adliyesi dışında, bölge şerifinin vekilleri Stacey Koon’u arabasına giderken öfkeli protestoculardan korumaya çalışıyordu. Adliyede kalabalığın içinde yer alan siyahi sinema yönetmeni John Singleton, “Jüri bu kararı alarak bombanın fitilini ateşlemiş oldu” şeklinde açıklama yapmıştır.

Los Angeles isyanları ve sonrasında

İlk başta çok az insanın olayı ırkçılık olarak kabul etmesine rağmen, Rodney King’in avukatı Steven Lerman da dahil, Holliday tarafından kaydedilen video kasetin o zamanlar Los Angeles’ta ki Afrikalı Amerikalılar ve ABD’deki diğer büyük şehirlerde derin bir kızgınlığa neden olduğunu söyleyebiliriz.

Los Angeles Belediye Başkanı ve aynı zamanda siyahi olan Tom Bradley, “Jürinin kararı bizi bu video kasette gördüğümüze kör etmeyecek. Rodney King’i linç eden polisler LAPD’nin üniformasını giymeyi hak etmiyor” dedi. Dönemin Amerikan Başkanı George H. W. Bush, “Duruşmanın dışından bakıldığında, kararın video ile nasıl alındığını anlamak gerçekten zordu” dedi.

Olaylar

Kararın açıklanmasının ardından akşam saatlerinde başlayan eylemler iki gün boyunca yoğunlaşır. Sokağa çıkma yasağının ilan edilmesinin ardından devreye sokulan Ulusal Muhafızlar, ABD Silahlı Kuvvetleri ve Deniz Piyadelerinin müdahalesi sonucunda olaylar kontrol altına alınır.

Olaylar sırasında 63 kişi hayatını kaybeder ve 2.383 bin kişi yaralanır. Bununla birlikte bölgede 7000’den fazla yangın çıkartılmıştır. Maddi hasarın ise 1 milyar dolar seviyesinde olduğu hesaplanmıştır. 3600 kundaklama olayı sonucu 1100 bina hasar görmüş, itfaiyeye yaklaşık her dakikada bir yangın ihbarı yapılmıştır. Olaylar sırasında yoğun yağma olayları yaşanmış, spor ve müzik etkinlikleri ertelenmiş veya iptal edilmiştir. Yoğunluklu olarak Kore ve Asyalılara ait çok sayıda dükkan saldırıya uğramış, Koreliler yoğun olarak oturdukları mahallelerde silahlı milis oluşturmuş ve eylemcilere saldırmıştır.

Olayların yoğunlaştığı Los Angeles’in South Central bölgesinde Afrikalı Amerikalılar ve Meksika(Latin) asıllılar yoğun olarak yaşamaktadır. Olaylar sırasında gözaltına alınanların yarısı ve öldürülenlerin üçte biri Meksika(Latin) asıllıdır.

Sebepleri

Olayların bir anda patlak vermesi Rodney King mahkemesinin sonucu üzerine olduysa da çok sayıda etken olayların oluşmasında etken olmuştur. Bu olaydan önce aynı bölgede yaşanan bir başka olay gerilimlerin tahlili için önemli bir örnektir.

16 Mart 1991 günü Kore asıllı ABD vatandaşı Bayan Soon Ja Du, dükkanında hırsızlık yaptığını sandığı 15 yaşındaki Latasha Harlins adlı Afrikalı Amerikalı genç kızı arkasından vurarak öldürür. Olay bölgedeki Koreli-Amerikalı ve Afrikalı-Amerikalı topluluklar arasındaki gerginliğin bir göstergesi olarak tanımlanmaktadır. Bununla ilgili Newsweek ve Time gibi yayınlarda çıkan değerlendirmelere göre siyahlar Kore asıllıları ABD toplumunun sırtından kazanmalarına rağmen siyahları işe almayarak topluma olan görevlerini yerine getirmemekle suçlamaktadır. Ayrıca iki topluluk arasında derin kültürel uçurumlar bulunmaktadır.

Olayların ardındaki sebeplerden birisi olarak da bölgedeki yüksek işsizlik oranı ve yoksulluk gösterilmektedir. Los Angeles Times ve The New York Times gazetelerinde yayınlanan makalelerde olayların bu şiddetle patlak vermesinin ardında kötüleşen yaşam koşullarına vurgu yapılmıştır. İşsizliğin kent nüfusu üzerindeki yıkıcı etkisinin Rodney King olayı sırasında dışarı vurulduğu düşünülmektedir. Ayrıca sınırlı iş imkanlarının Kore asıllı ve Afrika asıllı Amerikan vatandaşları arasında gerilim sebebi olduğu da işlenmiştir.

Olayların arka planına vurgu yapan ayrıntılı bir araştırma Kaliforniya Eyalet Yönetimi bünyesinde oluşturulan Özel Komite tarafından yayınlanmıştır. Uzun bir araştırmadan sonra yayınlanan raporda şehirdeki yoksulluk, ayrımcılık, eğitim seviyesindeki düşüklük ve iş imkanlarının kısıtlı olmasının yanı sıra yoğun olarak yaşanan polis baskısı ve belediye hizmetlerinin yetersizliğine vurgu yapılarak olayları tetikleyen etkenler sıralanmıştır.

İnsan hakları savunucusu siyahi lider Jesse Jackson kamuoyuna yaptığı değerlendirmelerde King davasının ardından Afrika asıllı Amerikalılarda oluşan öfkeyi anlayışla karşılamış ve sorunların temeline işaret etmiştir. Şiddet eylemlerini eleştiren açıklamalarına rağmen Jackson yaşanan olayların asıl sebebi olarak ırkçılık, polis tarafından uygulanan şiddet ve ekonomik çaresizliği göstermiştir.

Dönemin Demokrat Parti başkan adayı Bill Clinton yaptığı açıklamalarda olayların sebebi olarak şehirli nüfus için ekonomik imkanların ve sosyal kurumların çökmesini göstermiştir. ABD’deki öne çıkan iki büyük partinin de şehrin sorunlarına gereken önemi göstermediğini belirten Clinton sosyal devlet harcamalarının kesintiye uğratılmasını da eleştirecektir. King davasında ortaya çıkan memnuniyetsizliğin ise yapılan vandalizm için gerekçe olamayacağını belirten Clinton saldırganların ABD toplumunun değerlerini ve kültürlerini reddettiğini, kendilerini yalıttıklarını, aile, komşu ve kilise denetiminden bağımsız nesillerin yetiştirildiğini iddia edecektir.

Dönemin ABD Başkanı George H. W. Bush ise olayları sadece adli vaka olarak değerlendirir. King davasında verilen kararın adil olmadığını teslim eden Bush, sistemin değiştirilmesi için şiddetin çözüm olmadığını, insan hayatının ayaklar altına alınmasının üzücü olduğunu belirtir.

Basının Tutumu

Olayların South Central bölgesinde patlak vermesinin hemen ardından yerel televizyon ekipleri olayları aktarmaya başlamış ve neredeyse tüm olaylar canlı olarak kaydedilmiştir. Çok sayıda helikopter basın yayın kuruluşları tarafından kullanılmıştır. Bu açıdan bakıldığında yapılan canlı yayınlar olayların arşivlenmesi ve incelenmesi için büyük bir olanak sunmaktadır. Basının konuyu yoğun olarak ele almasının benzer protesto eylemlerinin ülkenin farklı yerlerindeki eylemleri tetiklediği düşünülmektedir.

Sonraki Dönem

Los Angeles Belediye Başkanı Tom Bradley, King’e 200.000 dolar ve Los Angeles şehri tarafından finanse edilen dört yıllık bir kolej eğitimi teklif etti. King, teklifi reddetti ve dava açtı. Bu dava sonucunda 3,8 milyon dolar kazandı. Olay gecesi King’in arabasındaki yolculardan biri olan Bryant Allen, Los Angeles kentine karşı açılan davada 35.000 dolar aldı. Diğer yolcu olan Freddie Helms ise 20.000 dolar aldı; Helms, 29 Haziran 1991’de 20 yaşındayken Pasadena’da bir trafik kazasında öldü. King, mahallesinde ki işsizlere çalışabilmeleri umuduyla Straight Alta-Pazz Records plak şirketini açtı, ancak kısa süre sonra burayı kapatmak zorunda kaldı. Daha sonra bir hatıra yazdı ve hayatı hakkında bir film yaptı.

Sonrası

Olayların bastırılmasının ardından polis memurlarının yeniden yargılanması yönünde büyük bir kamuoyu baskısı oluşur. Baskıya boyun eğen savcılık polis memurlarını yeniden yargılar. Yeniden yargılama sürecindeki karar öncesinde şehirde olağanüstü güvenlik önlemleri alınır. 17 Nisan 1993 tarihinde açıklanan karar sonucunda iki polis memuru (Laurence Powell ve Stacey Koon) suçlu bulunurken, diğer iki polis memuru (Theodore Briseno ve Timothy Wind) suçsuz bulunur. Basın, önceki olaylardaki katkısından dolayı eleştirilere maruz kaldığından ötürü kararı daha soğukkanlı olarak aktaracaktır.

Polis Memurları

Olaya karışan dört polis memuru olayı izleyen kısa dönemde ya görevden ayrılmış ya da atılmıştır. Theodore Briseno mahkemede suçsuz bulunduktan sonra görevinden istifa etmiştir. Diğer suçsuz bulunan memur Timothy Wind, polis üst yönetimin değişmesi sonucu görevinden atılmıştır. Davada suçlanan polislerin lehine savunma yapan polis memuru Susan Clemmer Temmuz 2009’da Los Angeles Polis Merkezinde intihar etmiştir. Clemmer, verdiği ifadede King’in hastaneye götürülürken güldüğünü ve üniformasına kan tükürdüğünü belirtmiştir.

Rodney King

Rodney King dava sonucunda olaylar yüzünden uğradığı kayıplar nedeniyle 3.8 milyon dolar tazminata hak kazanmıştır. Aldığı tazminatla bir plak şirketi kursa da başarılı olamaz. King, olaydan sonra ev içi şiddet, araba kazasına sebebiyet vermek gibi suçlardan 11 kez gözaltına alınmıştır. King ve ailesi Los Angeles’dan Kaliforniya Rialto’ya göç ederek yeni bir hayata başlamaya çalışsa da bir süre sonra mahallesine dönerek bir inşaat şirketi kurarak inşaat işlerine girmiştir. King olaylar hakkında konuşmamakta ve ilgi odağı olmak istememektedir.

İçerideki İsyan

Nisan 2012’de, King, hatıralarını yayınladı: İçerideki İsyan (The Riot Within): İsyandan Kefarete Yolculuğum. Lawrence J. Spagnola tarafından ortaklaşa yazılan kitap, King’in çalkantılı gençliğinin yanı sıra tutuklama, yargılamalar ve sonrasında kişisel anlatımını anlatıyor.

Kore Asıllılar

Los Angeles’daki Kore asıllı ABD vatandaşları olaya “Sa-I-Gu” demektedir. (4-29 anlamındadır ve olayların başladığı günü ifade etmektedir) Olaylar sonrasında Kore asıllı topluluk liderleri diğer topluluklarla temas imkanları yaratma girişiminde bulunarak diğer etnik gruplarla zedelenen ilişkileri tamir etmeye çalışmışlardır.

Geleneği

Olaylar sonrasında çok sayıda alanda yaşananların etkisini görmek mümkündür. Ayrıca olayların 20. yılında ölenler için anma düzenlenmiştir.


Göz Atın!

Samsung Galaxy M30 Gizli Özellikleri Nelerdir?

SAMSUNG Galaxy M30 cep telefonunun pil ömrü nasıl uzatılır?

SAMSUNG Galaxy M30 cep telefonu Bataryanızın çalışma süresini uzatmak için ayrıca aşağıda bulacağınız basit ve …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir